Resul Emrah Şahan ve Murat Ongun’un Tutukluluğuna Yapılan İtiraz: Özgürlük Talebi

2 Dakika Okuma

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve diğer usulsüzlüklerden dolayı başlatılan tahkikatlar devam ediyor.

“Silahlı terör örgütüne yardım etme” fiilinden yakalanan ve Şişli Belediye Başkanlığı görevinden alınan Resul Emrah Şahan’ın vekili Hüseyin Ersöz ve Enes Hikmet Ermaner, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na giderek, tutuklama kararına ilişkin 10. Sulh Ceza Hakimliğine itiraz dilekçesini sundu.

Şahan’ın serbest bırakılması talep edilen dilekçede, “Kent Mutabakatı” ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ile alakalı iddiaların “tahmine” dayandığı, PKK’nın HDK vasıtasıyla belediyelere nüfuz ettiğine dair belirsiz ve anonim nitelikteki bazı ifadelerin delil olarak gösterilmeye çalışıldığı iddia edildi.

İlk olarak 2019 seçimlerinde CHP’nin İBB Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun kullandığı “İstanbul İttifakı” söyleminin 2024 seçimlerinde yenilenerek “Türkiye İttifakı” olduğu ifade edilen dilekçede, Şahan’ın hiçbir zaman CHP’nin karar alıcı mekanizmalarında vazife almadığı ve bu mutabakatın oluşmasında rol üstlenmediği, bu sebeple de Şahan’a yöneltilen ithamların temelsiz ve hakkında verilen tutuklama kararının hukuka aykırı olduğu iddia edildi.

Şahan’ın vekili Hüseyin Ersöz de basın mensuplarına yaptığı açıklamada, müvekkilinin kaçma şüphesinin bulunmadığını ve tutuklama tedbirinin orantılı olmadığını iddia etti.

MURAT ONGUN’UN TUTUKLANMASINA İTİRAZ

“Rüşvet” soruşturmasında “suç işlemek maksadıyla örgüt kurma” ve “rüşvet alma” suçlarından yakalanan İBB Başkan Müşaviri ve İBB Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un vekilleri Köksal Bayraktar ile Serkan Günel ise tutuklamaya itiraz dilekçesini 5. Sulh Ceza Hakimliği’ne teslim etti.

Dilekçede vekiller, soruşturmadaki gizlilik kararı yüzünden tutuklamaya gerekçe gösterilen Mülkiye Müfettişliği Tevdi Raporu ve MASAK raporu başta olmak üzere bilirkişi raporları ve ses kaydını inceleyemediklerini kaydetti.

Ongun’un İBB’deki görevi kapsamında ihale hazırlama, ihale sözleşmesi imzalama veya idari tasarruf yetkisi bulunmadığı belirtilen dilekçede, sadece gelir kazandırıcı işlerde imzası bulunan Ongun’un görev tanımı gereği ihaleye fesat karıştırma iddialarıyla suçlanabilmesinin mümkün olmadığı savunuldu.

Dilekçede, Mülkiye Müfettişliği Tevdi Raporu’nda belirtilen iddiaların hiçbirinin Ongun’un görev, yetki ve sorumluluk alanına girmediği, reklam ihalelerinin belirli şirketlere verildiği iddiasına ilişkin de somut kanıt sunulmadığı öne sürüldü.

ETİKETLENDİ:
Bu Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış