Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı’nı İstanbul’da geçirdi. Erdoğan bayram sabahı namazını, Büyük Çamlıca Camii’nde eda etti.
Namazın ardından bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sene de harika, olağanüstü bir Ramazan ayını daha idrak ettik. Rabbim bu ramazanları yaşamayı bize nasip etsin.” şeklinde konuştu.
Filistin’deki İsrail saldırılarına değinen Erdoğan, “Hep birlikte inşallah oradaki manzaraları görerek kendi içimizde birlik olalım, güçlü olalım, dinamik olalım, kardeş olalım. Allah bu birliğimizi daim kılsın.” ifadelerini kullandı.
“TERÖRDEN ARINMIŞ TÜRKİYE” VURGUSU
Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca bir bayram mesajı yayımladı.
Erdoğan, “Ülkemiz, milletimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için refaha, mutluluğa, güzelliğe, dayanışmaya vesile olmasını temenni ediyorum.” dedi.
Erdoğan, mesajında terörle mücadeleye de değinerek süreçle ilgili “sınırsız sabra sahip” olunmadığını belirtti. Erdoğan, açıklamasında şunları kaydetti:
“Terörsüz Türkiye hedefimiz doğrultusunda başlattığımız çalışmaları, planımıza uygun şekilde sürdürüyoruz. Devletimiz, çağrı yaparak üzerine düşeni yapmıştır. Şimdi sıra, örgütün çağrıya şartsız koşulsuz uymasına gelmiştir. Bu konuda da sonsuz bir zamana ve sabra sahip değiliz. Daha fazla vakit kaybetmeden, örgütün kendini dağıtmasını ve silahlarını tamamen bırakmasını bekliyoruz. Küresel, bölgesel ve iç gelişmeler bize, böyle bir sürecin başarıyla sonuçlanmasına, hiç olmadığı kadar uygun bir zemin sunmaktadır. Bunu hep birlikte başardığımızda, ülkemizi 40 yıllık kanlı ve acı bir beladan, inşallah tamamen kurtarmış olacağız.”
İBB’YE YÖNELİK DEVAM EDEN İNCELEMELER
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik usulsüzlük incelemeleriyle ilgili, “İstanbul’a hizmet için ayrılan kaynakların kişisel ihtiraslar ve ticari çıkarlar uğruna heba edilmesi, bu şehre yapılmış en büyük ihanettir. Rüşvet ve yolsuzluk ağının üzerini örtmek için, kamu güvenliğini ve ekonomimizi hedef alacak kadar aklını yitirenleri; ‘Türkiye’yi batırırsak, iktidarı da batırmış oluruz’ düşüncesiyle hareket edenleri, milletimizin aklına bırakıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ramazan Bayramı mesajı şu şekilde:
“Değerli Vatandaşlarım, Kıymetli kardeşlerim, Sizleri en samimi duygularımla, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluş olan bir Ramazan ayını daha geride bırakarak ulaştığımız mübarek Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum. Ramazan Bayramının; ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için esenliğe, hayra, iyiliğe, birliğe vesile olmasını diliyorum. Rabbime, bizleri sağlık ve huzur içinde bir Ramazan Bayramı’na daha ulaştırdığı için şükrediyorum.
“GAZZE’DE YAŞANAN SOYKIRIM ENDİŞE VERİCİ BOYUTTA”
Ne yazık ki, bu Ramazan ayını da, coğrafyamızın farklı yerlerinde yaşanan zulümler, katliamlar, acılar nedeniyle yine hüzünlü geçirdik. Özellikle Gazze’de yaşanan soykırım, vicdan sahibi herkesin kalbini parçalayacak görüntülerle, giderek daha endişe verici bir boyuta ulaşıyor. Türkiye olarak, bu vahşete karşı tutumumuzu açıkça ifade ediyor, yardımlarımızla kardeşlerimizin yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Ancak, Batılı ülkeler başta olmak üzere, dünya bu zulme karşı somut adımlar atmadıkça, zalimlerin cesareti artmakta, mazlumların çığlıkları göğe yükselmektedir. İnşallah önümüzdeki dönem, bu konuda tüm dünyada bir farkındalık oluşturur.
“SURİYE’DE YAŞANAN GELİŞMELERİ YAKINDAN İZLİYORUZ”
Öte yandan komşumuz Suriye’de yaşanan ve bizi de ilgilendiren gelişmeleri anbean izliyor, gerekli tedbirleri alıyoruz. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve milli birliği çerçevesinde atılan adımları
sabote ederek güney sınırlarımızdaki kargaşayı devam ettirmek isteyenlerin bilincindeyiz ve umarız hiçbirine fırsat vermeyeceğiz.
“DAHA FAZLA GEÇİKMEDEN ÖRGÜTÜN KAPANMASINI UMUYORUZ”
Aynı şekilde, “Terörsüz Türkiye” hedefimiz doğrultusunda başlattığımız çalışmaları, planımıza uygun olarak sürdürüyoruz. Devletimiz, çağrı yaparak üzerine düşeni yapmıştır. Artık sıra, örgütün çağrıya şartsız, koşulsuz uymasına gelmiştir. Bu konuda da sınırsız bir süreye ve sabra sahip değiliz.
Daha fazla gecikmeden örgütün kapanmasını ve silahlarını tamamen bırakmasını umuyoruz. Küresel, bölgesel ve iç dinamiklerimiz bize, bu tür bir sürecin başarıyla sonuçlanmasına, hiç olmadığı kadar uygun bir zemin sunmaktadır. Bunu hep birlikte başardığımızda, ülkemizi 40 yıllık kanlı ve büyük bir beladan, umarız tamamen kurtarmış olacağız.
“İSTANBUL’U DEPREME HAZIRLAMA KONUSUNDA DAHA AKTİF ADIMLAR ATACAĞIZ”
Değerli Halkım… Son iki yıldır gündemimizin ilk sırasından hiç düşürmediğimiz bir diğer sorunumuz da, deprem bölgesinin ayağa kaldırılmasıdır. Depremin ikinci yıldönümü nedeniyle, 201 bin evimizin anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettik. Yıl sonuna kadar bu sayıyı, konut ve iş yeri olarak 453 bine yükseltmeyi
amaçlıyoruz. Böylece, halkımıza verdiğimiz sözleri eksiksiz yerine getirerek, depremin fiziki yıkımını tamamen gideriyoruz. Her birini rahmetle andığımız kayıplarımızın anısı, elbette sonsuza dek yüreklerimizde yaşayacaktır. Kentlerimizi tekrar ayağa kaldırarak, bu büyük felaketle hayatları alt üst olan vatandaşlarımıza yeni bir gelecek, yeni bir olanak sunacağız. Allah ülkemizi ve milletimizi bu tür felaketlerden korusun, diyoruz. Elbette, deprem tehdidi, Marmara bölgemiz başta olmak üzere, ülkemizin birçok yerinde hala en önemli meselemiz olmaya devam ediyor. Hükümet olarak biz tüm planlarımızı ve hazırlıklarımızı yaptığımız halde, belediyelerin ilgisizliği nedeniyle istediğimiz hızda bir değişim gerçekleştiremiyoruz. Gelecek dönemde, gerekirse bu sorunu aşacak ek önlemlerle, İstanbul’u depreme hazırlama konusunda daha aktif adımlar atacağız.
“YARGI SÜREÇLERİNİN, SULANDIRILMASINA KİMSE İZİN VERMEMELİDİR”
Emniyet ve yargı güçlerimiz tarafından son zamanlarda yapılan operasyonlar, belediyelerden kaynaklanan gecikmelerin nedenini daha iyi anlamamıza yardımcı olmuştur.
Altyapısı ve üstyapısıyla İstanbul’a hizmet için ayrılan kaynakların kişisel hırs ve çıkarlar uğruna yağmalanması, bu şehrin halkına yapılmış en büyük ihanettir. Elbette her İstanbullunun kendisinin ve çocuklarının geleceğini, hayatını, güvenliğini, huzurunu çalanlardan hesap sorma hakkı vardır. Batı ülkelerinde ortaya çıktığında “demokrasinin, hukuk devletinin, ahlaklı siyasetin ve etkili yönetimin gereği” olarak alkışlanan yargı süreçlerinin, ülkemizde siyasallaştırılarak sulandırılmasına kimse izin vermemelidir. Yolsuzluk ve rüşvet çemberini örtbas etmek için, kamu güvenliğini ve ekonomimizi hedef alacak kadar bilincini kaybedenleri; “Türkiye’yi yıkarsak, iktidarı da yıkmış oluruz” düşüncesiyle hareket edenleri, aziz milletimizin sağduyusuna bırakıyoruz. Yargı sürecinde ortaya çıkacak yeni gelişmeleri de dikkate alarak, bu konuda gerçekçi, adil ve vicdanlı bir şekilde hayatına ve şehrine sahip çıkacak her bir İstanbullu kardeşime şükranlarımı sunuyorum.
Cumhurbaşkanı ve hükümet olarak, Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi her alanda hak ettiği seviyelere çıkarmak için kararlılıkla çalışmayı ve çabalamayı sürdüreceğiz. Bu vesileyle, idari izinle 9 güne çıkardığımız bayram tatilinde yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına uymalarını bekliyorum. Bir kez daha Ramazan Bayramının gönüllerimize huzur, kalplerimize sevgi, ülkemize barış, mazlum coğrafyalara sükunet getirmesini diliyorum.
Vatandaşlarımın her birini tekrar sevgiyle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.


