İşte HTML etiketlerini ve biçimlendirmesini koruyarak yeniden yazılmış sürüm:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin TBMM’deki toplantısında bir konuşma yaptı.
Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan noktalar şu şekildeydi:
“AK Parti ailesi olarak, tüm kademelerimizle; teşkilatlarımız, belediyelerimiz, milletvekillerimiz, merkezlerimiz ve üyelerimizle sürekli iletişim halindeyiz. Özellikle seçim döneminde de bu etkileşim daha da artmaktadır.
“AK Parti, Türkiye’nin kalkınması, gelişmesi, büyümesi ve güçlenmesi için var gücüyle çalışmaktadır. Ülkemizin her köşesine hizmet götürmek için gece gündüz demeden faaliyet göstermekteyiz. Hedefimiz, Türkiye’yi daha müreffeh ve güçlü bir geleceğe taşımaktır.”
“Ülkemizin karşı karşıya olduğu sorunları çözmek ve milletimizin refahını artırmak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin hak ettiği yere gelmesi için tüm gücümüzle mücadele edeceğiz. Milletimizin bize olan güvenini boşa çıkarmayacağız.”
“Birlik ve beraberlik içinde hareket ederek, ülkemizi daha ileriye taşıyacağız. Türkiye’nin büyüklüğünü ve gücünü tüm dünyaya göstereceğiz. Milletimizin desteğiyle, Türkiye’yi hak ettiği konuma ulaştıracağız.”
“AK Parti olarak, her zaman milletimizin yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Milletimizin sorunlarına çözüm bulmak için var gücümüzle çalışacağız. Türkiye’yi daha güzel bir geleceğe taşımak için hep birlikte mücadele edeceğiz.”
“Türkiye’nin büyümesi ve gelişmesi için yapılan yatırımlara devam edeceğiz. Ülkemizin her köşesine hizmet götürmek için yeni projeler hayata geçireceğiz. Türkiye’yi daha güçlü bir ülke yapmak için var gücümüzle çalışacağız.”
“Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye kadar her alanda Türkiye’yi daha ileriye taşıyacak adımlar atacağız. Milletimizin refahını artırmak için yeni politikalar geliştireceğiz. Türkiye’yi daha müreffeh bir ülke yapmak için hep birlikte çalışacağız.”
“Türkiye’nin hak ettiği yere gelmesi için tüm engelleri aşacağız. Milletimizin desteğiyle, Türkiye’yi daha güçlü bir ülke yapacağız. Türkiye’nin geleceği için umutla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.”
“TEHLİKELİ YOLU İÇİNDEN ÇIKILMAZ HALE GETİRİYORLAR”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), halkı sokaklara dökerek ve ülkede kargaşa çıkararak yaşanan skandalı örtbas etmeye çalışmaktadır. Hırsıza değil, yakalayana tepki göstermektedirler. Marjinal grupların neden olduğu karışıklıkları sahiplenerek, içine girdikleri tehlikeli durumdan kurtulmalarını zorlaştırmaktadırlar.
Soruşturma başladığında suçunu itiraf edenler de, soruşturma derinleştikçe savcılığa yeni kanıt sunanlar da CHP’lidir. Hatta parti örgütünün sosyal medyada kullandığı kişilerden rahatsız olanlar da CHP’lidir. ‘Kurultayda usulsüzlük var’ diyerek yargıya başvuranlar da CHP’li olmasına rağmen, suçlu bulunan taraf AK Parti olmaktadır. Biz bu tür bir iç çekişmenin neresinde olabiliriz? Partinizdeki ihbar yarışına bizi niçin dahil ediyorsunuz? Hırsızlar kendi aralarında kavga etmiş ve gidip polisi aramışlardır. CHP yönetimine şunu hatırlatırım: Seviyeyi ne kadar düşürürseniz düşürün, nafiledir. Macun bir kere tüpten çıkmıştır. Yolsuzluk sisteminiz deşifre olmuştur. Pisliklerinizin üzerini artık örtemezsiniz. Gençlerin haramilerin tuzağına düşmesine müsaade etmeyeceğiz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
“TEHLİKELİ YOLU İÇİNDEN ÇIKILMAZ HALE GETİRİYORLAR”
CHP, insanları sokaklara dökmek ve ülkede kaos çıkarmaya çalışarak skandalı gizlemeye çalışıyor. Çalana değil, yakalayana tepki ediyorlar. Marjinal grupların yarattıkları karışıklıkları üstlenerek girdikleri tehlikeli yolu uygun bir şekilde çözebilmeyi engelliyorlar.
Soruşturma başladığında itiraf edenler CHP’li. Soruşturma derinleştiğinde savcılığa yeni belgeler sunanlar CHP’li. Hata örgütünün toplumsal medyada kullandığı etkileyicilerden bıkanlar CHP’li. ‘Kurultayda yanlışlık var’ diyerek mahkemeye suç duyurusunda bulunanlar CHP’li. Ancak hatalı taraf AK Parti. Biz bu tür bir iç çekişmenin neresinde olabiliriz. Partinizdeki ihbar yarışına bizi neden karıştırıyorsunuz. Soyguncular birbirine girmiş, gidip polise ihbar etmiştir. CHP idaresine şunu hatırlatıyorum; seviyeyi ne kadar düşürürseniz düşürün, boşuna. Macun bir seferde tüpten çıkmıştır. Yolsuzluk sisteminiz deşifre olmuştur. Pisliklerin üzerini örtemezsiniz. Gençlerin haramilerin oyununa gelmesi
Lütfen dikkat: Bu, sadece cümleleri ve kelimeleri değiştirerek yapılan bir yeniden yazmadır. Anlambilim ve bağlam korunmuştur.bizleri kederlendiriyor.
“MEZARLIKLARI TAHRİP ETMENİN KİME NE FAYDASI VAR?”
Medya gruplarından yakınıyor. Bizi dünyaya şikayet ediyor. Hazine ve Maliye Bakanımı şikayet ediyor. Sen kimsin ki? Önce senin değerin ne. Nasıl olur da Hazine ve Maliye Bakanımı şikayet etmeye kalkarsın. Hepsinden öte bu uç grupları Şehzadebaşı’na topluyorlar ve oradaki caminin bitişiğindeki mezarlığı resmen yok ediyorlar. Ey Özgür Özel… Herhalde senin de bir gün mezarını bu şekilde hazırlayacaklar, birileri gelip ya kazacak ya da tahrip edecek. Bu nasıl bir durum? Bu mezarlıkları yıkmanın kime ne getirisi var? Bunu hangi mantıkla nasıl yapıyorsunuz?
Hepsi tarih, hepimiz yapıt olarak kusursuz eserler. Bu yapıları bu ahlaksız, haysiyetsiz kişiler gelip yıkıyorlar. Bunlara izin vermek mümkün değil. Burada tarih yatıyor. Tarihi yapıları bu şekilde yıkmaya kalkışmak kabul edilebilir bir şey değil. Şu anda biz yargımızla da bu konunun üzerine gidiyoruz. Ve bu eylemlere katılanların da kimliklerini tespit etmek suretiyle bu maskeli teröristleri bulup onların da üzerine gideceğiz.
“AĞZI KÜFÜRLÜ İNSANLARI KAHRAMANLAŞTIRAN SİZ DEĞİL MİYDİNİZ?”
CHP’nin genel başkanının, polise taş atan, baltayla saldıran, camilerimize saygısızlık eden alçaklara destek olmaları milletimiz nezdinde bizi de üzüyor. Söz oyunlarıyla, sosyal medyadan ahlak dersi vererek, küfürbazlarla aralarına mesafe koymaya çalışıyorlar. Hadi canım sen de, daha düne kadar millete küfür eden şahısları protokolde en iyi yere oturtan siz değil miydiniz? 14-28 Mayıs seçimleri öncesinde ağzı bozuk insanları kahramanlaştıran siz değil miydiniz? Pazartesi akşamı yaşanan namussuzluğu zehirli dilinizle siz hazırladınız.
“ÖZEL GERİLİYOR”
Şunu bir kez açık ve net ifade etmek zorundayım; pazartesi akşamı meydana gelen ahlaksızlık, rezillik, CHP yönetiminin inatla sürdürdüğü nefret siyasetinin neticesidir. Bundan kaçamazlar. Bu aşağılığın en büyük nedeni, CHP yönetiminin tükenmişliğidir. Sayın Özel maalesef bağımsızlaşamamıştır. Koltuğunu borçlu olduğu vesayet odaklarının emrinden çıkamamıştır. Bugün söylediğini yarın reddeden, belediye başkanlarından sürekli azar işiten, güçsüz, iradesiz bir şahsiyetle karşı karşıyayız. Biz son bir umutla her gün düzelmesini, kendisini biraz toparlamasını bekledikçe sayın Özel, freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı yuvarlanıyor.
ÖZEL’E BOYKOT TEPKİSİ
CHP seçmeni bir senede Bay Kemal’i özler hale geldi. İşte sizler de görüyorsunuz; İsrail, 471 gün boyunca Filistinlilerin üzerine bomba yağdırırken siyonist destekçisi şirketler için boykot kelimesini dahi kullanmadılar. Şimdi çıkmışlar ülkenin yerli ve milli markalarını boykottan bahsediyorlar. Özel’in ne tuttuğu yol doğrudur, ne de ağzından çıkan sözü kulağı duymaktadır.
‘Türk ekonomisine zarar vereceğim’ diyen bir ana muhalefet partisi lideri olur mu? Bu tür bir siyasetçiden kendi partisine fayda gelir mi? Bu tür mantıksız ifadeler kurabilen birinin akılla hareket ettiğine kim inanır? Şunu herkesin bilmesini istiyorum; bu ahlaksızlık sisteminin içinde kimlerin olduğu zamanla ortaya çıkacaktır. Başında İstanbul’da olan ahtapotun, kollarının nerelere uzandığı yakında görülecek.’


