Ankara’yı Sarsan 400 Milyon Dolarlık Miras Savaşı

5 Dakika Okuma

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Dikmen Vadisi Nihai Aşama Kentsel Dönüşüm Projesi dahilindeki, güncel değerinin 400 milyon dolar olduğu ifade edilen toplam 87 bin 422 metrekarelik alanla ilgili olarak, kök mirasçı Akkız Aydoğan’ın varisleri hukuki süreç başlattı.

Ankara Yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi’ne Haydar Karaçavuş aracılığıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne karşı açılan davada, Dikmen bölgesinde bulunan üç ayrı ada-parseldeki arazinin ‘Hatalı tescil’e konu olduğu ve davalı tarafların tasarrufuna geçirilmesinin yasalara aykırı olduğu belirtildi.

İhtiyati tedbir talebiyle açılan davada, kök mirasçının varisleri adına kaydedilmesi istenen 3 ayrı ada-parseldeki taşınmazların özellikleri, bir parselde 57 bin 271 metrekare ve 16 bin 907 metrekare inşaat alanı, diğer parsellerde ise 13 bin 244 metrekare okul alanı olarak belirtiliyor. Dava konusu arazilerin toplam büyüklüğü ise 87 bin 422 metrekareyi kapsıyor. Dava dilekçesinde, 3 arazinin hatalı tescilinin iptali ve kök mirasçı Akkız Aydoğan’ın varisleri adına tescili, eğer mümkün değilse değerinin belirlenerek ilgili taraflara ödenmesi talep edildi.

YASAYA AYKIRI TESCİL İDDİASI

Davacı tarafın avukatı Nesligül Gündüz, Çankaya ilçesi Dikmen Mahallesi’ndeki mülklerin kök mirasçısının Akkız Aydoğan ve yasal varislerinin Aydoğan ailesi olduğunu ifade ederek, “Mülkler uzun yıllar boyunca Aydoğan ailesi tarafından özel mülkiyet, tarım veya hayvan otlatma gibi amaçlarla kullanılırken, daha sonraki süreçte Hazine ve Belediye adına yasalara aykırı bir şekilde kaydedilmiştir. Bu kayıt işlemlerinde mülkün kullanım şekilleri, eski kullanımları dikkate alınmadığı gibi yasal varislere herhangi bir bildirimde de bulunulmamıştır. Bu durum, Aydoğan ailesinin mülkiyet hakkına yapılan haksız bir müdahaledir. Araziler 1987 ile 1990 yılları arasında Hazine tarafından kendi adına tescil ediliyor. 2012 yılında ise Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredildiğini tespit ettik. Belgelerimizde bu arazilerin Akkız Aydoğan ve varislerine ait olduğuna dair eski tapu da mevcuttur” şeklinde konuştu.

“GÜNCEL DEĞERİ YAKLAŞIK 400 MİLYON DOLAR”

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Dikmen Vadisi Son Etap Kentsel Dönüşüm ve İmar Alanı’nın bu parselleri içerdiğini belirten avukat Gündüz, arsa karşılığında inşaat yaptırılmasıyla ilgili ihalenin bu yılın 13 Şubat’ında gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Bu arazilerin günümüzdeki değerinin yaklaşık 400 milyon dolar olduğunu vurgulayan Gündüz, “Yasalara aykırı tesciller sonrasında araziler üzerinde birçok kez imar uygulamaları yapılmış, kat irtifakları kurulmuş ve ardından iptal edilmiştir. Şu an itibarıyla araziler üzerinde herhangi bir yapı bulunmamaktadır. Başlattığımız hukuki süreçte tüm bu hususlar kanıtlanacak olup, Aydoğan ailesinin mülkiyet hakkına yapılan bu haksız müdahalenin bağımsız Türk mahkemeleri tarafından düzeltileceğine olan inancımız tamdır” dedi.

KÖK MÜRASE İDDİASI

Taşınmazların kök mirasçılarının mülkiyet hakkının bulunduğu, geçmişten beri kök mirasçı ve varisleri tarafından kullanıldığı belirtilen dava dilekçesinde, bu arazilerin kök mirasçısının Akkız Aydoğan olduğu ifade edildi. Sunulacak tapulama kayıtları, eski kayıt defteri bilgileri, tapu kayıtları ve arşivden alınacak belgeler doğrultusunda bu durumun kanıtlanabileceği belirtilen dilekçede, Haydar Karaçavuş’un kök mirasçının alt soyundan gelerek yasal varisi olduğu kaydedildi. Hava fotoğrafları ve eski haritalar incelendiğinde, arazinin bir bölümünün uzun yıllar boyunca kök mirasçı Akkız Aydoğan’ın yasal varisleri ve Dikmen köyü sakinleri tarafından hayvan otlatma ve otlak alanı olarak, diğer bölümünün ise özel mülkiyet ve tarım amacıyla kullanıldığının görüleceği ifade edildi.

Yapılan tescil işlemlerinde arazinin bu kullanım şeklinin göz ardı edildiği, Hazine ve Belediye adına yasalara aykırı bir şekilde tescil edildiği belirtilen dilekçede, bahsi geçen parselin tamamının müvekkiller aleyhine elden çıkarıldığı, müvekkilin özel

mülkiyet hakkı olanların dikkate alınmadığı ifade edildi. Bu durumun, müvekkilin kişisel mülküne yönelik bir ‘ihlal’ niteliği taşıdığı da belirtilen başvuruda, alınacak bilirkişi raporları, yerel uzman incelemeleri ve gerçekleştirilen incelemeler neticesinde kişisel mülkiyete ve tarımsal faaliyetlere konu araziler olduğunun anlaşılacağı belirtildi. Gerçekleştirilen tüm aşamalarda, taşınmazlarla alakalı geçmiş sahiplik yapısının incelenmediği, taşınmazlar üzerinde çeşitli defalar imar düzenlemeleri yapıldığı, kat mülkiyetleri kurulduğu ve 1 Ekim 2024 tarihinde iptal edildiği vurgulanan başvuruda, tapu kayıtlarında yapılan tüm işlemlerin Medeni Kanun’un 1025’inci maddesi gereğince ‘Hatalı tescil’ oluşturduğu ifade edildi.

TAPU BELGELERİ VE BİLİRKİŞİ İSTEĞİ

Taşınmazların uzun süredir devam eden kullanımları ve asıl tapu belgelerinin, asıl miras bırakan Akkız Aydoğan ve varislerine ait olduğu da belirtilerek, Ankara Çankaya Tapu Müdürlüğü’ne ve ilgili kurumlara gönderilecek yazı sonucu asıl tapu belgeleri, eski kayıtlar, hava fotoğrafları, tapu tespit tutanakları, vergi dökümanları, imar dağıtım planları, bilirkişi raporlarının temin edilmesi ve yerinde inceleme yapılması, taşınmazların uzun süredir devam eden kullanım ve asıl tapu belgeleri incelenerek, hukuki durumlarının tespit edilmesi talep edildi. Bu bağlamda, taşınmazların asıl tapu sahibi Akkız Aydoğan olduğu, geçmişten beri asıl tapu sahipleri ve kanuni mirasçıları tarafından kullanıldığı ve yapılan tescil işlemlerinin usulsüzlüğünün kanıtlanabileceği belirtildi.

Bu Makaleyi Paylaş
Yorum yapılmamış